6769 SAYILI SINAİ MÜLKİYET KANUNU VE İLGİLİ MEVZUATA GÖRE
BİRDEN FAZLA BULUŞ SAHİBİ OLAN HİZMET BULUŞLARINDA BULUŞ SAHİBİ KATKI PAYININ BELİRLENMESİ
Çalışanların iş ilişkisi sırasında gerçekleştirdiği buluşlar hizmet buluşu olarak adlandırılmaktadır. Bir hizmet buluşu ister patent başvurusuna konu olsun isterse ticari sır olarak saklansın, hizmet buluşu için hak talebinde bulunulduğunda işverence çalışana makul bir bedel ödenmesi gerekir. Buluş birden fazla buluş sahibi tarafından gerçekleştirildiyse bedel hesaplaması her buluş sahibi için ayrı ayrı yapılır ve böyle bir durumda önemli bedel hesaplama parametrelerinden biri her bir çalışanın buluşun gerçekleştirilmesindeki katkısını yüzde olarak ifade eden payı olan katkı payıdır.
Bu yazıda, buluşun tanımından yola çıkılarak, her bir çalışanın katkı payının nasıl belirlenmesi gerektiğine dair mevzuata uygun ve pratik uygulamalara dayanan tavsiye niteliğinde bir yöntem önerilmektedir.
Bazı istisnalar dışında patent mevzuatlarında buluşun açık bir tanımı yer almamaktadır. Bu istisnalardan biri olan Japon Patent Kanununda buluş“ Doğa yasalarını kullanan teknik fikirlerin oldukça ileri düzeyde yaratılması” olarak tanımlanmaktadır. Ulusal mevzuatımızda ise açık bir tanım olmamakla birlikte buluşun, bir teknik problemin çözümü olduğuna dair çıkarım yapılabilmektedir. Patent yönetmeliğinde “tarifname” bölümünde “Başvuruda teknik problem açıkça ifade edilmese dahi teknik problemin ve çözümünün anlaşılabileceği şekilde buluş ortaya konulur…” ifadesiyle bir patent tarifnamesinde buluşun, teknik problemin çözümüne atfen ortaya konması gerektiği ifade edilmektedir. Ayrıca, 6769 SMK’da, teknik alanda uzman kişiye yapılan atıflar, özetin teknik bilgi verme amacını taşıması ve çalışan buluşları bölümünde buluş bildirimi bahsinde çalışanın teknik problemi ve çözümünü bildiriminde açıklama zorunluluğu, buluşun teknik çözüm unsurları içermesi gerektiğini ve sonuç olarak teknik bir karakteri olması gerektiğini göstermektedir.
O halde, bir teknik problemin çözümünün buluşun temelini oluşturduğu söylemek yanlış olmayacaktır. Hizmet buluşu, problem için teknik çözüm unsurlarının bir ara gelmesi ile elde edilmektedir. SMK’da Hizmet Buluşu, “Çalışanın, bir işletme veya kamu idaresinde yükümlü olduğu faaliyeti gereği gerçekleştirdiği ya da büyük ölçüde işletme veya kamu idaresinin deneyim ve çalışmalarına dayanarak, iş ilişkisi sırasında yaptığı buluş”olarak tanımlanır. O halde, bir buluşta işletmenin deneyim ve mevcut çalışmalarının buluştaki rolü bir pay olarak değerlendirilirse, işverenin ve çalışanın teknik problem çözümünü oluşturan unsurlardan oluşan buluştaki payı ayrı ayrı ele alınmalıdır.
İşletmenin payı, yönetmelikte açık biçimde tanımlanmıştır. Çalışan Buluşları Yönetmeliği, Md. 20’ye göre her bir buluş sahibinin işletmedeki görevi, işletmenin hizmet buluşunun gerçekleştirilmesindeki katkısı ve çalışanın hizmet buluşunu gerçekleştirdiği duruma göre çalışanlar gruplanarak işletmenin buluşa katkısını gösteren bir hesaplama parametresi olan bir katsayı elde edilmektedir. Buluştan elde edilen kazancın asgari ücretin 1000 katına kadar olan kısmı için bu katsayı, işletmenin buluşa katkısı az olandan çok olan gruba göre 0,006-0,004-0,002 arasında değişmektedir.
İşletmenin katkısından bağımsız olarak, çalışan katkı payı incelendiğinde çözülmesi gereken teknik problemin ne olduğunun belirlenmesi ve yenilikçi teknolojileri adapte ederek nasıl çözülebileceğinin işaret edilmesi buluşun ortaya çıkarılmasındaki en önemli adım olduğu görülmektedir. Buna çekirdek fikir denebilir. Problemin çözümünün işaret edildiği bir fikre dayanarak, buluşun mevcut teknolojiler ile hayata geçirilmesi için kritik teknik problemlerin çözülmesi ise ikinci önemli adımdır.
Teknik problemin çözümünde katkısı olmayanların çalışan payı bakımından buluşta sıfır katkı payı olduğu kabul edilir. Buluşta payı olmayan kişiler şu şekilde sıralanabilir:
1. Yatırımcılar ve şirket sahipleri: Buluş konusuna mali katkıda bulunan ama buluş konusu teknik problem çözümüne doğrudan katkısı olmayan kişilerin buluşta katkı payının sıfır olduğu kabul edilir. Örneğin, bir buluş konusuna yatırım yapılmasını sağlayan ancak buluş konusu teknik problem çözümüne bir katkısı olmayan bir işletme sahibi.
2. Sadece itibar veya motivasyon amacıyla buluş sahibi olarak bildirilen kişiler: Buluş bildirim formuna veya patent başvuru dilekçesine manevi katkılarından dolayı buluş sahibi olarak yazılan teknik sorun çözümüyle ilgisiz kişilerin buluşta katkı payının sıfır olduğu kabul edilir. Örneğin, bir işletmede bir pazarlama departman yöneticisi, buluş konusu teknik problem çözümüne katkısı olmadan, sadece ürünün ticarileşmesine olan katkısı nedeniyle bir buluş bildirim formuna adı yazılmış olsa dahi, buluşta katkı payı yoktur.
3. Akademik danışmanlar veya mentörler: Buluş konusunun teknik problem çözümüne spesifik inovatif bir katkısı olmayan akademik danışmanların sadece öğrencilerinin akademik gelişimlerine katkıları nedeniyle buluşta bir katkı payları oluşmaz. Örneğin, bir üniversite akademisyeni, tez öğrencisine bir tez konu başlığı sunduğu veya akademik gelişiminde kılavuzluk ettiği için teknik problem çözümüne doğrudan katkısı olmadan, itibar veya akademik yayın puanı kazanmak amacıyla bir buluş sahibi olarak bildirilmiş olsa dahi buluşta katkı payı yoktur.
4. Rutin işlemleri yapan test ve operasyon personeli: Buluş konusu ürünün kullanılması için otoritelerin talepleri olan standart testleri uygulayan, yönetmeliklerde tanımlanmış kalite analizleri, rutin ve tekrar eden işlemlerin yapılmasını sağlayan kişilerin, teknik problem çözümüne doğrudan katkısı tespit edilmediyse buluşta katkı payı yoktur. Örneğin, HPLC operatörünün kendisine sunulan buluş konusu numuneyi analizi veya bir bilgisayar destekli çizim personelinin zaten şematik olarak ortaya konmuş buluşu bilgisayar ortamına aktarmış olması halinde, buluş bildirim formuna adı yazılmış olsa bile buluşta katkı payı olduğu iddia edilemez.
Senaryomuza göre yakın zamanda yürürlüğe girecek bir standart gereği, işverenin pazardaki ürünün çevre dostu hale getirilmesi zorunlu hale gelecektir. Bunun için çevreye zararlı olduğu bilinen bir A komponentinin üründen çıkarılması gerekmektedir. Şirket yönetimi, görevi Bayan X tarafından yönetilen Bay Y ve Bayan Z’nin çalıştığı Arge departmanına vermiştir.
İşletmenin Katkısı
Görevi üstlenen ürün geliştirme ekibi, şirketin sağladığı laboratuvar içerisinde analiz cihazları bulunmaktadır. Çalışanlar, görevi gereği buluş yapmaktadır ve burada teknik araç gereç buluşun yapılmasında önemli katkı sağladığından, işletmenin katkısı tamdır. Yönetmeliğe göre işveren katkısı bakımından buluş tartışmasız olarak 3. Grup buluş kategorisindedir.
Çalışan Katkısı
Zararlı bileşen yerine alternatif olabilecek, güncel üretim teknolojileri ile uyumlu alternatifler B ve C komponentleri tekniğin bilinen durumunda yer almaktadır.
A yerine ikame edilecek, B veya C komponenti kullanımının üretimde enerji tüketimini arttırdığı şirketin önceki çalışmalarından biliniyor. Arge Müdürü X, B veya C komponenti yerine bir BC alaşımının nasıl sonuç verdiğini gösteren bir deneme yapılmasını ekibindeki Y ve Z’den talep ediyor. Y ve Z, yaptıkları teorik ve uygulamalı çalışmalarla ağırlık oranı olarak (w/w) %5-10 B ve %10-20 C içeren alaşım geliştirmiştir. Bu ağırlık oranlarındaki alaşım, mevcut üretim altyapısı için en uygun çözümdür. Alaşımın üretimde enerji tüketimini arttırmadığı tespit edilmiştir. Test ekibi, standartlara uygunluk bakımından BC alaşımını mekanik özellikler ve çevre etkisi açısından inceliyor. A yerine BC alaşımı kullanmanın standartlara uygun olduğunu tespit ediyor.
Bu senaryoda en büyük katkı payı, teknik problemin inovatif çözümü olan BC alaşımına işaret eden Bayan X olduğunu görüyoruz. B ve C biliniyorken ve dezavantajları ortadayken bunları bir alaşım olarak kullanarak teknik problemi çözmek beklenmedik, yenilikçi bir bakış açısıdır. Bay Y ve Bayan Z, kompozisyonun son halini tespit etmiştir. Çözüm işaret edilmişken, kompozisyon içeriğinin ne olması gerektiğine karar vermek çok sayıda deneme gerektiren bir süreçte yoğun emek/zaman harcanmasını gerektirir.
Yukarıdaki açıklamaya göre örnek senaryoda olması gereken çalışan katkı payı oranı yüzde olarak X>Y=Z, X>Y>Z, X>Z>Y alternatiflerinden biri şeklinde X+Y+Z = %100 şartını sağlamalıdır.
Senaryo için uygun olabilecek bir çalışan katkısı oranı: X (%50), Y (%25) ve Z (%25)’tir.
Hiç şüphesiz, oranın belirlenmesinde ideal olan buluş sahiplerinin teknik problem çözümüne katkıları oranında kendi oranlarını belirleyerek birlikte mutabık kalmaları ve bu oranların buluş sahipleri tarafından imzalanan bir buluş bildirim formunda birlikte beyanıdır. Aksi durumda, yönetmeliğe göre katkı payları eşit kabul edilmektedir. Hukuki süreçlerde işverene teknik danışmanlık vererek yer aldığımız Türkiye’deki çalışan buluşu uyuşmazlıklarında da çalışanların katkı payı oranı konusu büyük bir tartışma alanı bulmuştur. Buluş bildirim formunda açıkça katkı payı oranı yazmayan ancak patent başvuru dilekçesinde adı buluş sahibi olarak geçen kişilerin, yargılamada buluş konusuna katkısı olmadığına dair deliller sunulsa da bu deliller çok güçlü olmadıkça yargılama makamının diğer buluş sahipleriyle eşit katkısı olduğu kanaati oluşabileceği unutulmamalıdır.
Ulusal mevzuatımızda birden fazla buluş sahibi olan hizmet buluşlarında çalışanların katkı payının belirlenmesinde bir boşluk bulunmakta olup bu da beraberinde uygulamadaki sorunları meydana getirmektedir. Birden fazla buluş sahibi olan hizmet buluşlarında buluşçu katkı oranı bildirim formunun da başvuru şartı olarak yer alması ve zorunlu unsur olarak kabul edilmesi ileride yaşanabilecek uyuşmazlıklara ışık tutabileceği görüşündeyiz.
AIPPI Türkiye Fikri Gündem 27. Sayısı‘nda Yayınlanmıştır.
Ekrem Soylu
Patent ve Marka Vekili
Makine Müh.
Cemre Yağmur TOSUN
Avukat
Soylu Patent A.Ş.
